1. Home
  2. Sürdürülebilir Beslenme
Sürdürülebilir Beslenme

Sürdürülebilir Beslenme

  • 29 January 2020
  • 0 Likes
  • 3 Views
  • 0 Comments

Sürdürülebilir Beslenme

Sürdürülebilir Beslenme Nedir ? Sizlere Bilgi Aktarmak İstiyoruz ;

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI

Dünya nüfusunun gün geçtikçe artmasıyla besin tüketiminin artması, doğal olarak kullanılan kaynaklarında daha fazla kullanılmasına yol açmıştır. İklim değişiklikleriyle birlikte sınırlı olan bu kaynakların kullanımı dünya ekosistemi ve gelecek nesiller için ciddi tehditler oluşturmaktadır.

Bu tehditleri ortadan kaldırmanın en önemli yolu da kişilerin beslenme tercihlerinin düzenlenmesinden geçmektedir. Bu yüzden son zamanlarda popülerliği ve önemi gittikçe artan sürdürülebilirlik kavramı ortaya çıkmıştır.Sürdürülebilirlik en basit tanımıyla ‘daimi olma yeteneği’ olarak tanımlanır.

Sürdürülebilir beslenme ‘’bugün ve gelecek kuşaklar için besin ve beslenme güvenliğine, sağlıklı yaşama katkıda bulunan çevresel etkileri düşük beslenme modeli’’ olarak tanımlanmaktadır.

SIFIR ATIK SIFIR AÇLIK PROJESİ

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü(FAO) başta olmak üzere uluslararası organizasyonlar bu konudaki çalışmalarına hız vermiştir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma terimi ilk kez 1980’lerin sonunda ‘‘Ortak Geleceğimiz’’ adlı raporda Brundland Komisyonu tarafından kullanılmıştır. Brundtland Komisyonu sürdürülebilir kalkınmayı ‘mevcut nesillerin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneklerinden ödün vermeden karşılanması’ olarak tanımlamaktadır.

NEDEN BU KADAR ÖNEM VERİYORUZ ? DÜNYA NE DURUMDA ?

Açlık dünya çapında ciddi boyutlara ulaşmış durumda.Her gece dünya genelinde 821 milyon insan gece yastığa başını aç bir şekilde koyuyor.

Yani her 9 kişiden 1 i kronik açlık çekiyor.Bu orana karşılık olarak da 1.3 milyar kişi fazla kilolu veya obez Her yıl 63 milyon kişi yetersiz beslendiği için ölüyor.

Üretimden sofraya gelene kadar ve evlerimizde hazırlık aşamasında, tabağımızda kalan gıdalarla birlikte israf edilen gıda miktarı 1.3 milyar ton!

Yani üretilen gıdanın %30-35’i tüketilmeden israf ediliyor.TÜİK verilerine göre de yılda 1.7 milyar ekmek ,18 milyon ton sebze meyvemizi israf ediyoruz.

İsraf ettiğimiz gıdalar dünya kaynaklarının yaklaşık %25 israfına neden oluyor. Bu oranda sera gazı üretimini %8 oranında arttırıyor.

Gıdaya kolay ulaşan kesim israfı sadece %25 oranında azalttığında bile 821 milyon aç insanı doyurabiliyoruz.

İş imkanları ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte köyden kentsel alanlara göç artmış durumda.Kentsel yaşamın ve iş yoğunluğunun da buna paralel olarak artması kişilerin daha yoğun enerji içeren hayvansal kaynaklı besinlerin tüketimine yöneltmiştir.

Hayvansal kaynakların üretiminde açığa çıkan yıllık sera gazı diğer üretimlere kıyasla %8 daha fazla.

1990 dan 2005 yılına kadar sera gazı üretimi %7 oranında artış göstermiştir. Et ve süt üretiminde ki artış da bu orana gün geçtikçe maalesef katkı sağlamaktadır.

İnsan kaynaklı sera gazı üretiminin %14ü hayvansal kaynaklı ürünlerin üretiminden meydana gelmektedir.

Hayvansal kaynaklı besinler sadece sera gazı üretiminden sorumlu değildir. Su kaynaklarımızın da bir çoğunu bu üretimlerde kullanmaktayız.

  • 1 kg sebze-meyve 322 litre
  • 1  kg tahıl           1500 litre
  • 1 kg et 000 litre   su kullanıyoruz.

2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyar insana ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu kadar insanı hayvansal proteinle doyurabilmek için de şuan ki üretimi %60 oranında arttırmamız gerekiyor. Ancak şu an ki koşullar bunun pek de mümkün olmadığını gösteriyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME VE DİYET YAKLAŞIMLARI

Sağlıksız  ve sürdürülemez olan her beslenme modeli birey için olduğu kadar dünya sağlığı içinde tehdit oluşturmaktadır.Bunun da önüne geçebilmek amacıyla son yıllarda bazı beslenme tarzları göze çarpmaktadır.

AKDENİZ DİYETİ

  • Akdeniz Diyeti yüksek miktarda zeytinyağı, zeytin, sebze, meyve, tahıl (çoğunlukla rafine edilmemiş), baklagiller, yağlı tohumlar; uygun miktarda balık ve süt ürünleri ve düşük miktarda et ve et ürünleri, ölçülü miktarda şarap içermektedir.
  • ‘‘Sürdürülebilir Bir Diyet Modeli Olarak Akdeniz Diyeti’’ konulu uluslararası konferans, 2009 yılında İtalya ve FAO’nun teknik işbirliği ile İtalya’nın Parma kentinde düzenlenmiştir. Bu konferansla birlikte sürdürülebilir beslenme modeli olarak kabul edilmiştir.

 

ÇİFT PİRAMİT MODELİ

  • Çift Besin ve Çevre Piramidi besinleri sağlıklı bir diyete katkısına ve çevresel etkilerine göre düzenlenmiştir.
  • FAO tarafından örnek sürdürülebilir diyet olarak açıkça belirtilmiştir.
  • Akdeniz diyetinin ilkelerine dayanmaktadır.

VEGAN/VEJETARYEN BESLENME

Vejetaryen beslenme kendi içinde gruplara da ayrılan bir beslenme modelidir.

Ova Vejetaryen: Et, balık yemezler. Yumurta tüketimini içermektedir.

Lakto – Ova Vejetaryen: Et tüketmezler. Süt ürünleri ve yumurtayı içermektedir.

Pesko Vejetaryen: Et  ve tavuk yemezler. Balık, süt ürünleri ve yumurta tüketirler.

  • Vegan beslenme ise hiçbir hayvansal besini tüketmeyen beslenme modelidir.
  • Birçok çalışma vejeteryan, vegan, omnivor (hem hayvansal, hem bitkisel kaynaklı besin tüketen) diyetlerin çevresel etkilerini ve sağlık çıktılarını araştırmıştır. Bu çalışmalarda et kullanımı azaldıkça sağlık çıktıları, sera gazı emisyonları, toprak ve su kullanımının azaldığı görülmektedir.
  • Tabiki de hayatınızdan hayvansal kaynaklı besinlerin tamamını çıkarın demek değil bu araştırma. Ancak hayvansal besin tüketimimizi bile sınırlandırmak dünya sağlığını korumak için önemli bir adım olacaktır.( MEATLESS MONDAY)

DASH DİYETİ

  • Sebze, meyve ve tam tahıl tüketimi DASH diyet modelinde önemlidir.Bu diyet az yağlı süt ürünleri, kümes hayvanları, balıklar, kuru baklagiller, bitkisel yağlar ve yağlı tohumları içerir; tatlılar, şekerle tatlandırılmış içecekler ve kırmızı et alımı sınırlıdır.
  • Bu diyetinin sağlık açısından faydaları iyi bilinmektedir. Hipertansiyonu ve diğer kronik hastalıkları önlediği veya kontrol ettiği gösterilmiştir.

YENİ NORDİK DİYET

  • İskandinav diyeti, Norveç, Danimarka, İsveç, Finlandiya ve İzlanda gibi İskandinav ülkelerindeki yerel kaynaklı besinlere odaklanan bir beslenme şeklidir.
  • Akdeniz diyeti düşüncesinden ilham alır ancak kuzey ikliminin tatlarını ve içeriğini kullanır. Yeni Nordik Diyet’in temel prensipleri besinlerin İskandinav ülkelerine ait, sürdürülebilir, yüksek gastronomik kalitede ve sağlıklı olmasıdır.
  • Besinlerin yerel olarak üretilmesi ve organik üretimden olması önemlidir. Diyetteki enerjinin büyük çoğunluğu bitkisel kaynaklı besinlerden daha az kısmı hayvansal kaynaklı besinlerden sağlanmalıdır.

TEMİZ BALTIK DİYETİ

  • Yeni Nordik Diyet’e paralel olarak, Baltık Denizi’nin ötrofikasyonunu azaltmak amacıyla, rejeneratif tarıma odaklanan özel Baltık Denizi bölgesinde ‘Temiz Baltık Diyeti’ geliştirilmiştir. Bu diyet kavramı besin tüketimi ile tarım uygulamaları arasındaki bağlantıya odaklanmaktadır. Diyetin küresel ısınmaya potansiyelini hesaplamaktadır.
  • Sürdürülebilirlik konularındaki olumlu etkileri belgelenmiştir
İSRAFI ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER
  • Haftalık yemek listesi yapın.
  • Alışveriş listesi hazırlayın.
  • Açken market alışverişine gitmeyin.
  • Ambalajlarına dikkat edin.
  • Son kullanma tarihine dikkat edin.
  • Yerli ürünleri almaya dikkat edin.
  • Etiket okuma alışkanlığı kazanın.
  • Uygun koşullarda saklamaya özen gösterin.
  • Kalan pişirme sularınızı dökmek yerine soslarda, çorbalarınızda değerlendirebilirsiniz.

ÖĞR.DYT.TUĞÇE NUR DOĞANAY

Leave Your Comment