Gebelik Döneminde Sağlıklı Beslenme

Gebelik Döneminde Sağlıklı Beslenme

Gebelik Döneminde Sağlıklı Beslenme Nasıl Olmalıdır ? Hamileliğin başlamasıyla birlikte ailede sevinç duyguları artar. Zaman geçtikçe annede oluşan bulantı ve kusma depresyona yol açabilir. Bu dönemde genellikle yorgunluk, halsizlik, isteksizlik ve iştahsızlık görülebilir. Görülen bu sorunların anne ve bebeğin sağlığını etkilememesi için yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme çok önemlidir.

Gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme sonucunda birçok sağlık sorunu ve hatta ölümle sonuçlanan doğumlar görülebilir. Bu nedenle sürekli doktor ve diyetisyeniniz ile iletişim halinde olmanız ve kontrollerinizi aksatmamanız oldukça önemlidir.

 

Peki gebelik döneminde nasıl beslenilmeli?

 

Gelin bu sorunun cevabından bahsedelim.

Bu dönemde annenin enerji ve protein gereksinmesi artmakta ve artan bu gereksinim karşılanmaz ise annede ağırlık azalması olabilir. Bununla birlikte anemi (kansızlık), diş çürüklüğü, osteomalasi yani kemiklerde yumuşama gibi birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalınabilir. Bu yüzden annenin enerji ve protein ihtiyacı diyetisyen tarafından belirlenerek anne bilgilendirilir.

Gebelik Döneminde Kalsiyum ve Fosfor

 

Kalsiyum ve Fosfor vücudumuz için önemli mineraller arasında yer alır. Kemik ve diş sağlığı, sinir sistemin sağlığı, kasların kasılması gibi vücutta birçok rol oynar. Gebelik döneminde anneden fetüse (Gebeliğin 3.ayının başından doğuma kadar ki süre içinde ana rahmindeki canlıdır.) yeterli miktarda kalsiyum ve fosfor geçişi olur. Gebeliğin ilerlemesiyle annede kalsiyum miktarı düşer. Vücuda alınması önemli olan bu minerallerin diyetisyeninizin önerdiği miktarda vücuda alınması önemlidir.

Süt, yoğurt, peynir, çökelek, fındık, kurubaklagiller en önemli kalsiyum kaynaklarıdır. Aynı zamanda süt ve türevlerinin yanı sıra et ve türevleri (tavuk, balık), yumurta, kurubaklagiller ve yağlı tohumlar (Tuzsuz ve kavrulmamış badem, fıstık, fındık, ceviz vb.) iyi fosfor kaynaklarıdır.

Gebelik Döneminde Folik Asit

Vücutta kan hücrelerinin yapımını sağlayan bir vitamindir. Hamilelik döneminde eğer önerilen miktarda alınmaz ise bebek düşük doğum ağırlıklı doğabilir (Normalde 3-3,2 kg olması gerekirken bebeğin 2,5 kg altında doğması). Nöral tüp defekti dediğimiz yani bebekte folik asit eksikliği sonucunda oluşabilen omurilik ve beyin gelişiminde ortaya çıkan sağlık sorunu oluşabilir ve annede megaloblastik anemi görülebilir.

Folik asidin önemli kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, karaciğer ve diğer organ etlerinde bulunur. Bu besinlerin sürekli tüketimi ile vücutta yapabileceği toksik etkisinden dolayı diyetisyeninizin önerdiği porsiyonlarda tüketmeniz de sağlığınız için önemlidir.

Gebelik Döneminde B12 Vitamini

Bağışıklık ve sinir sisteminde ve kemik iliğinde kan hücrelerinin yapımında rolü olan B12 vitamini, özellikle hamilelik döneminde ve önerilen yeterli düzeylerde alınmazsa annede megaloblastik anemiye neden olur. Sinir sistemi ve doğumsal anomaliler (bozukluklar) görülebilir.

B12 vitamini sadece hayvansal kaynaklı besinlerde yani; Organ etleri, kırmızı et, süt, peynir, yumurta sarısı ve balıkta bulunur.

Gebelik Döneminde A Vitamini

Vücuttaki görevi hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin oluşumuna, doku yapımı ve gelişimine yardımcıdır. Aynı zamanda görme, embriyo gelişimi, kan yapımı için oldukça önemlidir.

A vitamini eksikliğinde düşük doğum ağırlıklı bebek, görme sorunları, mikrosefali (bebeğin kafa yapısını standartlardan küçük olması) ve bebeğin prematüre (bebeğin 37.haftasından erken doğması)  doğma ihtimalini arttırır.

Süt, tereyağı, balık, yumurta, kırmızı ve sarı portakal, havuç, domates, koyu yeşil yapraklı sebzeler (roka, ıspanak vb.)  sarı ve turuncu meyveler (şeftali, kayısı vb.) A vitamini içeren besinlerdir.

Gebelik Döneminde D Vitamini

D vitamininin en önemli kaynağı olan güneş ışını, gebelik döneminde annenin beslenmesine ek olarak güneş ışınlarında yararlanması önemlidir. Gündüz güneş ışınının dik açı ile yeryüzüne geldiği saatlerde (10:00-12:00) özellikle el-ayak bilekleri ve yüzünün haftada 3 kez 20 dakika güneşlenerek günlük D vitamini ihtiyacı da karşılanmış olur. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta güneşin derinizle direkt temas etmesidir. Camın, pencerenin arkasından gelen güneş ışınlarında D vitamini ihtiyacı karşılanamaz. Ayrıca güneşlenirken tercihen yapılan yürüyüşte vücuda alınan D vitamininin vücutta daha iyi kullanılmasına katkıda bulunur. (Dikkat: Yürüyüş yapıp yapmamanız konusunda doktorunuza mutlaka danışın.)

  Gebelik Döneminde Öneriler

  • Basit karbonhidrat dediğimiz şeker ve şekerli ürünlerden uzak durunuz. Şiddetle artan şeker isteğinde meyveler tercih edilebilir.
  • Gebelikte görülebilen mide yanması veya ekşimesi durumundan korunmak için yemekler azar azar ve sık tüketilmeli, çok yağlı ve soslu besinler tüketilmemelidir.
  • Alkol ve Sigara kesinlikle tüketilmemelidir.
  • Çay, kahve gibi kafeinli içecekler mide bulantısı ve ekşimesine neden olabileceğinde dolayı tüketilmemelidir. Eğer öyle bir sorununuz yoksa ve çayı sık tüketen biriyseniz, bu durumda çayı açık ve limonlu olarak tüketebilirsiniz (ve tabii ki şekersiz J).
  • Gebelik döneminde sıklıkla görülen bulantı ve kusma sonucu vücutta sıvı ve elektrolit kayıpları neden olur. Vücuttaki sıvı kaybını önlemek için bol su tüketilmelidir.
  • Mide bulantısını da, yataktan kalkmadan yenilen tuzlu kraker ve ekmek bulantıyı önleyerek ve bir sonraki besin alımını kolaylaştırır.
  • Gebelik döneminde, barsak hareketleri yavaşladığı için ve kilo artışı nedeniyle hareketlerde azalma görülür. Bu nedenle önemli sorun olan kabızlık görülebilir. Kabızlığın önlenmesi veya tedavisi için posa içeren sebze ve meyvelerin çiğ olarak tüketilmesi önemli fayda sağlar. Günlük 1,5-2 litre sıvı alınması, kuru incir, kuru kayısı veya komposto hoşaf tüketimi veya kurubaklagil, yulaf ezmesi posadan zengin olduğu için barsak hareketinin artmasına yardımcı olur.
  • Anemi riskinin azalması için hayvansal besinler (kırmızı et, tavuk, balık, peynir, süt, yumurta vb.) tüketilirken C vitamini kaynaklarının da tüketilmesi ile vücutta demirin emilimini arttırarak anemi yani gelişebilecek kansızlık riskini azaltmış olursunuz.

Diyetisyen Çağla YÜCEL

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir