Gece Yeme Sendromu Nedir ?

Gece Yeme Sendromu Nedir ?

Gece Yeme Sendromu dünyanın yaklaşık %1.5’ lik kesiminde görülen; sabahları kalori kısıtlı beslenilen, geceleri ise hiperfaji adını verdiğimiz aşırı yeme eğilimine sahip olunan sendromdur.

Gece Yeme Sendromu; obezite, psikolojik rahatsızlık, cinsiyet, hareket kısıtlılığı, uyku uyuyamama ve yaşla ilişkili olmasına rağmen bu gruplar arasındaki dağılımı farklıdır. Aynı zamanda GYS olan bireylerde bu özelliklerin hepsinin de görülmesi şartı yoktur.

Gece Yeme Sendromu tanısında ipucu veren bazı durumlar vardır. Bunlardan ilki gece aşırı yeme eğilimin haftada en az 2 kez gerçekleşiyor olması ve akşam öğününden sonra alınan kalori miktarının gün içerisinde alınan toplam kalorinin en az %25’ini oluşturmasıdır.

Gece Yeme Sendromu

İkincisi sabah öğününün atlanması ve kalori kısıtlamasıyla geçirilmesidir. Üçüncüsü uyku uyuyamama ve buna da bağlı olarak yemek yeme isteğinin gerçekleşmesidir. Dördüncüsü depresif ruh halidir, genellikle gün içerisinde enerji kısıtlı beslenildiği için yorgunluk da hissederler.  Beşincisi belirtilerin 3 aydan itibaren devam ediyor olmasıdır. Bu yeme bozukluğu madde kullanımı veya bağımlılığına, tıbbi durumlara, ilaçlara veya diğer psikiyatrik bozukluklara bağlı olarak gelişmiş olmamalıdır.

2018’de Polonya’da yaş ortalaması 22 olan 611 kadınla yapılan Gece Yeme Anketi’nde en yüksek skora obez grubun ulaştığı görülmüştür ancak GYS en sık obez bireylerde görülür demek için yeterli araştırma yoktur.

2015’te Trabzon’da 158 kilolu/obez kadınla yapılan bir diğer çalışmada ise ağır ruhsal bozukluğa sahip olanlarda Gece Yeme Sendromu’nun daha yaygın olduğu görülmüştür ve gece yeme davranışının uykusuzlukla birlikte yaşam kalitesinde azalmaya neden olduğu anlaşılmıştır.

Gece Yeme Sendromu’nda Alınabilecek Önlemler

  • Kahvaltı yapma alışkanlığının yavaş yavaş kazanılması
  • Hormon düzeylerinden (insülin) kaynaklı bir bozukluk varsa ara öğün yapmaya başlanması ve kan şekerinin belirli aralıklarda tutulması
  • Yatmadan 2 saat kadar önce son ara öğünün yapılması
  • Stres faktöründen kaynaklanıyorsa psikolojik destekle sorunun ortadan kaldırılması
  • Açlıktan kaynaklanmayan yeme isteklerinde domates/salatalık gibi en az %90’ı su olan sebzelerin tüketilmesi ve atağın atlatılması
  • Ara öğünlerde protein ve karbonhidratın birlikte tüketilmesi daha uzun süre tokluk sağlayacaktır örneğin; 1 orta boy elma / 1 su bardağı süt veya 4 yemek kaşığı yoğurt / 1 çay bardağı leblebi
  • Egzersiz alışkanlığının kazanılması hormonların düzenlenmesine, daha kaliteli uyku uyuyabilmeye ve yeme düzeninin oluşmasına yardımcı olacaktır.

 

Gece Yeme Anketi’nde sendromunun tanısını koymak ve hangi boyutta olduğunu anlamak için bireylere çoğu zaman aşağıda verilen sorular vb. sorulur ve derecelendirmesi istenir.

  • Sabahları ne kadar aç oluyorsunuz?
  • İlk yemeğinizi genelde ne zaman yersiniz?
  • Akşam yemeğinden yatana kadar aşırı yeme veya atıştırma isteğiniz olur mu?
  • Akşam yemeğinden yatana kadarki zamanda yemeniz üzerinde ne kadar kontrolünüz var?
  • Günlük besin alımınızın ne kadarını akşam yemeğinden sonra tüketirsiniz?
  • Son zamanlarda hüzünlü veya kederli hissediyor musunuz?
  • Uykuya dalmakta hangi sıklıkta zorluk yaşıyorsunuz?
  • Gece uyanınca tekrar uyuyabilmek için yeme ihtiyacı duyar mısınız?
  • Gece yarısı uyanınca hangi sıklıkta atıştırırsınız?
  • Gece yemeyle ilgili sorununuz ne kadar zamandır sürüyor?
  • Gece yemeniz sizi ne kadar rahatsız ediyor?
  • Gece yemeniz hayatınızı ne kadar etkiliyor?

 

Sonuç olarak Gece Yeme Sendromu kişinin bilinçli olarak besin tüketimini geceye aktardığı bir yeme bozukluğudur. Tedavisi aşamasında diyetisyen ve psikolog destekli çalışılmalıdır. Önemli olan kişinin sağlıklı beslenme ve öğün düzeni alışkanlığını kazanması, bedenini sevmesi ve onunla barışık olmayı öğrenmesi, aynı zamanda fiziksel aktivite düzeni oluşturarak daha sağlıklı bir uykuya ve yaşama yönelmesini sağlamaktır.

 

Öğr. Dyt. Öznur ELMAS

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir