Helal Diyet Nedir ?

HELAL DİYET NEDİR?

Helal Diyet Nedir Sorusundan Önce ; Son bir asırdır, Müslümanlar da dâhil olmak üzere insanların büyük çoğunluğu modernleşmenin adeta kölesi olmuşlar ve sonrasını düşünmeden kendilerine lezzet veren şeye yönelerek modernleşmeyi hayatlarında özümsemişlerdir.

Bunun sonucu olarak da üreticiler, tüketen toplumun dini kaygılarını değil, damak tadını ve heveslerini hedef almışlardır. Modernleşmenin yaşadığımız dünyada değiştirdiklerinin en sakıncalı olanlarından biri de üretiminden ambalajına kadar gıdalarımıza olan etkisidir.

Tüketim eyleminin bilinçsizce ve savurgan bir şekilde yapıldığı günümüzde, özellikle gıda alanında insanları tehdit eden birçok unsur bulunmaktadır. Bu nedenle doğru ve sağlıklı beslenme büyük önem arz etmektedir. Helal sertifikalı ürünler doğru ve sağlıklı beslenmemizde büyük bir öneme sahiptirler. Müslümanların azınlıkta olduğu ülkeler başta olmak üzere, tüketiciler özellikle ambalajlı gıda seçeneklerinden helal logolu ürünleri tercih etmektedir.

HELAL DİYET

Helal, yasal ya da izin verilmiş anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Helal gıda ise üretim aşamasından tüketim aşamasına tümüyle İslâmî kurallara uygun olarak hazırlanan gıdayı ifade eder. Diğer bir ifadeyle helal gıdalar İslami beslenme kurallarına göre izin verilen gıdalardır.  Helal’in karşıtı yasal olmayan veya yasaklanmış anlamına gelen haram’dır.

Birçok ürün için helal ya da haram çok açık belli iken belirli olmayan bazı ürünler de vardır. Bunlar kuşkulu ya da şüpheli olarak kabul edilir ve bunları helal ya da haram olarak kategorize etmek için daha fazla bilgiye gerek vardır. Bu şüpheli ürünlerin özellikle kaynağının ve kullanılan katkı maddelerinin kaynağının iyi bilinmesi gerekmektedir.

Haram olan aşağıdaki türler hariç tüm gıdalar helal kabul edilmiştir.

  • Domuz/domuz eti ve bunlardan üretilen ürünler,
  • İslami usule göre kesilmemiş hayvanlar ya da kesimden önce ölen hayvanlar,
  • Allah (C.C.)’ dan başkası adına kesilmiş hayvanlar ,
  • Alkol ve sarhoş edici maddeler,
  • Etçil hayvanlar, avlanmış kuşlar ve dışarıda kulağı olmayan kara hayvanları,
  • Kan ve kandan yapılmış ürünler,
  • Yukarıdaki ürünlerin herhangi biri ile temas eden ürünler.

HELAL DİYET

Yukarda belirtilen kuşkulu maddelerin büyük bit kısmını jelatin, enzimler, emülsifiye edici(birbiri içerisinde çözülmeyen iki maddenin (su ve yağ) bir arada tutulması olayıdır.) maddeler gibi katkı maddeleri oluşturmakta olup bu katkı maddeleri ile karışım içeren gıdalar, bu katkıların kaynaklarının tam olarak bilinmemesinden dolayı kuşkulu gruba girmektedir.

Ürünün helal belgesi alabilmesi için aranan şartlar;

 

– Ürünün ham maddeden başlayarak mamül madde aşamasına kadar bütün proseslerinin, ürün bileşiminde bulunan bütün maddelerin ve katkı maddelerinin gerek menşei, gerek temin biçimi ve yolları, gerekse temin kaynağı bakımından İslami kriterlere ve insani gereklere uygun olması,

– Ürünün paketleme malzemelerinin ve depolama şartlarının insani gereklere ve İslami kriterlere uygun olması,

– İyi üretim uygulamaları(GMP), iyi hijyen uygulamaları(GHP) ve HACCP şartlarını sağlamalıdır.

Türkiye’de GİMDES, TSE, HEDEM, Helalder, Dünya Helal Birliği gibi firmalar helal sertifikası verirken  Dünya’da SMIIC ( İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü), Halal Control (Almanya), HFFIa (Hollanda), Iccv (Avustralya), Argml (Fransa), Mjc (Güney Afrika) gibi kuruluşlar helal sertifikası vermektedir.

Helal Statü Açısından Endişelere Neden Olan Konular

 

Helal statü açısından temel endişelere neden olan konular, gıda katkı maddeleri, enzimler, emülsiyon yapıcılar, hormonlar ve organizmaları değiştirmek için genetik materyalin kaynakları ve üretim yöntemleri olarak öne çıkmaktadır.

Gıda Katkı Maddeleri

Gıdaların besleyici değerlerini korumak, raf ömrünü uzatmak, dokusal özelliklerini geliştirmek, lezzetlerini ve renklerini çekici hale getirebilmek veya koruyabilmek, hastalık yapıcı mikroorganizmaların gelişmelerini önlemek için kullanılan maddeler gıda katkı maddesi olarak tanımlanmaktadır.

Tüketiciler tarafından sağlık, dini inanç ve vejetaryen beslenme gibi nedenlerden dolayı gıda katkı maddelerinin kaynakları ve üretim şekilleri bilinmek istenmektedir.

Dünya üzerinde koruma, renklendirme, kıvamlandırma, tat verme, tatlandırma ve daha birçok özellikler vermek amacı ile yapay gıdalara 3000’den fazla katkı maddesi ilave edilebilmektedir. Bu katkı maddelerinin hiçbiri de tüketiciye fayda sağlayacak maddeler değildir. Böyle olmasına rağmen hepsi de yasal olarak kullanıma açık tutulmaktadır. Üreticiler kullanmaya, tüketiciler de tüketmeye sorumsuzca devam etmektedir.

Gıda katkı maddelerinin birçoğu şüpheli ve kuşkuludur. Bu nedenle dayanıklı hale getirilmiş gıdaların büyük bir kısmı da kuşkulu hale gelebilmektedir. Bu nedenle katkı maddelerinin helalliğinin değerlendirilmesine tam olarak karar vermek şüpheli olarak sınıflandırılmaktadır.

Katkı maddelerinin üretiminde kullanılan maddeler geniş bir yelpaze teşkil etmektedir.

Katkı maddeleri bitkisel artıklardan yapılabileceği gibi (Pektin (E440), Karragenan (E407), Keçiboynuzu zamkı (E410), Klorofil (E140), Agaragar (E406)), bazı katkı maddeleri de sırf hayvanlardan ve artıklarından elde edilmektedir.

Gıda Katkı Maddeleri

Katkı maddeleri içinde Müslümanlar için en problemli olanlarının hayvansal kökenli katkı maddeleri olduğu belirtilmektedir. Helal olarak ifade edilen bir hayvansal kaynaktan elde edilen katkı maddesi üretim aşamasında haram bir madde ile temas etmediği müddetçe genellikle helal olarak kabul edilmektedir. Kullanılan bu katkı maddelerinin büyük oranda İslam dinince tüketilmesine izin verilmeyen hayvanlardan (domuz derisi, kemiği, yağı vb.) üretildiği belirtilmektedir.

Örneğin, bazı gıda maddelerinin üretiminde, hayvansal kaynaklı karmin (E 120), jelatin, peynir mayası, emülgatörler [özellikle mono ve digliseritler (E 471- E 472)], şellak (E 904), lanolin (E 913), kemik fosfatı (E 542), L-sistein (E 920), sistin (E 921) ve kan gibi katkı maddeleri kullanılmaktadır.

Özellikle Avrupa’da domuz eti tüketimi önemli bir düzeyde olduğu için bu hayvanın yan ürünleri olarak nitelendirilen kemiği ve yağı, hayvansal kaynaklı katkı maddelerinin üretiminde çok yaygın olarak kullanılabilen katkı maddelerinin gıda maddelerinde kullanılma ihtimali Müslümanlar açısından haram ve şüpheli olarak görülmektedir.

Jelatin ve Domuz Yağı

Jelatin domuz ya da sığır veya diğer hayvanların kemik ve deri artıklarından, Karmin (E120) kırmızı bitten, Şellak (E904) yine bir bit türünden, Sistein (E920) insan, at veya domuz kılından, Rennin sığır ve davar midesinden, Pepsin domuz midesinden elde edilmektedir.

Günümüzde hayvansal kaynaklı jelatin yerine bitkisel kaynaklı pektin üretimi gün geçtikçe artmaktadır. Pektin gıda endüstrisinde sıcak suda erimesi, şeffaf jel oluşturması ve kolay şekil alması nedeniyle süt ürünleri, reçel ve marmelat üretiminde kullanılmaktadır.

Özellikle berrak meyve sularında bulanıklık yapan ve istenmeyen tat maddelerini bağlamak amacıyla jelatin kullanılmaktadır. Bu maddeler filtrasyonla meyve suyundan ayrılsa da az miktarda kalabilmektedir. Etiketin üzerinde meyve suyunun jelatinle durultma işleminden geçtiği ifadesinin yazılması zorunluluğu yoktur. Bu yüzden üretiminde jelatin kullanılan meyve sularının isimleri ancak üretici firmalardan öğrenilebilir.

Bu bakımdan domuz kaynaklı olanlar kesinlikle haram olmakla beraber sığırlardan elde edilenlerin ise İslami yönteme göre kesilmiş sığırlardan olup olmadığı konusunda kuşkular mevcuttur.

GAZLI İÇECEKLER

Helal Diyet ile ilgili olarak Gazlı içeceklerin üretiminde kullanılan ve aroma maddelerini taşıyıcı olarak kullanılan etil alkolün ürünlerde kullanılması, hayvan kesim yöntemlerinde sakıncalı durumların söz konusu olması ve hayvanların beslenmesinde kullanılan yemlere İslam dini prensiplerince izin verilmeyen maddelerin eklenmesi gibi çözüm bulunması gereken konular bulunmaktadır.

Yapılan bir araştırmada tüketicilerin helal olup olmamasına en çok dikkat ettikleri ürün “çikolata” iken, ikinci sırada “ketçap-mayonez” yer almakta, üçüncü sırada “dışarıda yemek” yerken yenen şeylerin helal olmasına dikkat edilmekte ve dördüncü sırada ise, “helva, lokum, pişmaniye ve reçel vb.” gibi gıdalar yer almaktadır. Bunun yanı sıra en az dikkat edilen üç ürün ise sırasıyla, “sıvı yağ”, “hamur mayası” ve “salça”dır.

SONUÇ

Helal Gıda konusu, gerek dünyada gerekse ülkemizde önemini her geçen gün daha ciddi bir şekilde hissettirmektedir. Gıdalarda kullanılan hayvansal kökenli katkı maddelerinden bir çoğu, örneğin; jelatin, GDO lu ürünler, aroma maddelerinde taşıyıcı olarak kullanılan etil alkol ve beslenmede helal olmayacağına hükmedilmiş hayvansal katkıların kullanımı olduğu bilinmekte ve bu hususlara

Müslümanların dini hassasiyeti açısından nasıl bir hüküm verilmesi gerektiği gibi cevaplandırılması gereken bir çok soru bulunmaktadır. Bu şekilde kullanılan maddelerin kaynağının belirtilmesi durumu zorunlu hale getirilmeli ve tüketicilerin arzu ettikleri ürünleri kendi kişisel inisiyatifi ile tercih etmeleri sağlanmalıdır. Bu konuda daha geniş çapta bir çözüm üretebilmek amacıyla yapılabilecek bir diğer çalışma ise tüketicilerin bilinçlendirilmesi ile sağlanabilecektir.

 ÖĞR. DYT. YASEMİN AKSOY KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir