Whatsapp Randevu +90 544 903 03 14
Gelişmiş
Arama
  1. Anasayfa
  2. Kabızlık ve Diyet İlişkisi

Kabızlık ve Diyet İlişkisi

  • 5 February 2020
  • 0 Beğeni
  • 20 Görüntüleme
  • 0 Yorum

Kabızlık ve Diyet İlişkisi

Kabızlık ve Diyet İlişkisi Nasıl Oluyor ? Kabızlık günümüzde çok sık görülen, yaşam kalitesini ve sindirim sistemini önemli oranlarda etkileyen bir sağlık problemidir.

Sadece yetişkin grupta değil büyüme çağındaki çocuklarda da sıklıkla görülen kabızlık çocuğun ailesiyle ilişkisini, arkadaşlarıyla birlikteliklerini, bakım-hijyen gibi becerilerin kazanımını etkileyerek, çocuğun psikososyal gelişimini olumsuz şekilde etkileyebilir.

Gerek yetişkinlerde gerek çocuklarda kabızlık belirtilerindeki azalma fiziksel sağlık, sosyal alandaki beceriler ve psikolojik anlamda bireyleri olumlu yönde etkileyip tüm yaşam kalitesini ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesini arttıracağından “kabızlık” tüm yönleriyle bilinmelidir.

Ayrıca Bakınız : Fiziksel Aktivite ve Obezite

Fonksiyonel Konstipasyon (Kabızlık) ve Türleri
  1. Normal Geçişli Konstipasyon
  2. Yavaş Geçişli Konstipasyon
  • Defekasyon (Dışkılama) Bozuklukları

“Kabızlık” sözcüğünün anlamı hastalar ve doktorlar açısından farklı anlamlarda algılanmaktadır. Kabızlık  doktorlar için dışkılama sayısında azalma demek iken hastalar genelde dışkılama ile iligili bütün problemleri kabızlık (konstipasyon) olarak algılamaktadır. Bu problemler genellikle tamamlanmamış boşaltım hissi, ıkınma, sert dışkılama, dışkı sayısında azalma ve zorlanmadır.

Kabızlık ve Diyet İlişkisi

Kabızlığın tanımlanmasında belirgin bir farklılık olduğundan bu kabızlığın tanımlanması için “standartlaştırmaya” gidilmiştir. Bir uzlaşı kurulu tarafından kabızlığın tanımlanmasının standartlaştırılması için Roma I kriterleri kabul edilmiştir, sonra yenilenerek Roma II kriterleri tanımlanmıştır. Son yıllarda Roma II kriterlerinin geliştirilmesiyle Roma III kriterleri oluşturulmuştur. Roma II ve Roma III kriterlieri günümüzde sıklıkla kullanılan kriterlerdir.

GELİN ROMA III KRİTERLERİNİ İNCELEYELİM:

Roma III kriterlerine göre yapılan tanımda hastanın şikayetlerinin hastaneye başvurmasından altı ay önce başlamış olması ve üç ay süre ile ayda üç veya daha fazla gün bu şikayetlerinin olması gerektiği kabul edilmiştir.

Roma III kriterlerinin tanı koyma aşamasında son 12 ayda ve birbirini takip eden en az üç ay boyunca var olamsı önemlidir. Roma III kriterlerine göre fonksiyonel konstipasyon:

Aşağıdakilerden en az iki veya daha fazlasının olması:
  • Dışkılamaların en az ¼’inde ıkınma, dışkılama sırasında fazla gayret gösterme
  • Dışkılamaların en az ¼’inde topak veya sert dışkılama
  • Dışkılamaların en az ¼’inde tam boşalamama hissiyatı
  • Dışkılamaların en az ¼’inde anorektal tıkanıklık hissi
  • Dışkılamaların en az ¼’inde elle müdahale ederek dışkılama zorunluluğunda bulunulması
  • Haftada üçten az dışkılama
FONKSİYONEL KABIZLIKTA TEDAVİ

Fonksiyonel kabızlık tedavisinde öncelikli olarak hastanın eğitilmesi önemlidir. Kabızlık tedavisinde amaç normal bağırsak hareketlerinin oluşumunu, yumuşak dışkı çıkışını, haftada en az üç defa dışkılamanın zorlanmadan gerçekleşmesini sağlayarak hastanın yaşam kalitesini arttırmaktır. Beslenme tedavisi, sıvı alımının arttırılması ve egzersiz, laksatif kullanımı ve ileri durumlarda cerrahi müdahale kabızlığın tedavisinde izlenebilecek yollardır.

  1. Beslenme Tedavisi

Yeterli ve dengeli beslenmede, cinsiyete ve yaş gruplarına göre alınması gereken enerji besin ögesi gereksinimleri dikkate alınır. Kabızlığı önleyen bir diyet tedavisi yeterli enerji ve sağlıklı bir yaşan için tüm besin ögelerini ve posayı içermesi gerekir.

POSA

Diyet ile alınan posa kabızlığın şiddetini ve sıklığını belirgin bir şekilde azaltmaktadır.

Kabızlık tedavisinde hastaya yüksek posalı diyetler uygulanır. Özellikle kurubaklagil, tahıl ve kepekli ekmek tüketimi sık olmalıdır. Meyve ve sebze tüketimi ise günde en az 5 porsiyon olmalıdır.

Kabızlık sıkıntısı çeken hastalarda günlük posa ihtiyacı 10 gramdan başlanarak, normal miktar olan 25-30 grama yavaş yavaş yükseltilmelidir. Çünkü posanın birden arttırılması karın ağrısı, şişkinlik, gaz kramları ve diyareye neden olabilir.

Bu hastaların posa alımında suplementasyon yerine doğal posa kaynaklarını tercih etmeleri hastaların vitamin ve mineral yönünden de dengeli bir diyetleri olmasını sağlayacaktır. Alının posa için farklı kaynaklar tercih edilebilir: kurubaklagiller, tahıllar, meyveler, sebzeler, yağlı tohumlar(ceviz, yer fıstığı, badem…) ve sert kabuklu meyveler.

Doğal posa kaynakları

  • Meyveler (Özellikle kabuklu yenilenler)
  • Sebzeler (Özellikle taze fasulye ve bezelye)
  • Kepeği ayrılmamış tahıl ürünleri
  • Sert kabuklu meyveler
  • Kurubaklagiller
PROBİYOTİKLER VE PREBİYOTİKLER

Prebiyotikler bağırsak florasının sağlıklı gelişimini sağlayan besin bileşenleridir.  Yüksek prebiyotik içeren diyet alımı ile kabızlık ile birlikte birçok hastalığında önlendiği pek çok araştırmada görülmüştür.

Prebiyotik Kaynakları: Kurubaklagiller, Soğan, Sarımsak, Pırasa, Bezelye, Kuşkonmaz, Arpa, Çavdar, Muz

Probiyotik Kaynakları: Fermente yoğurtlar, Peynir, Ekmek, Şarap, Kefir

  1. Sıvı Alımı ve Egzersiz

Sıvı alımı ve egzersizin kabızlığı önlediği düşünülmektedir.  Yeterli sıvı alımı ve fiziksel hareketliliğinin arttırılmasıyla dışkılama düzenli hale gelebilmektedir.

Bu nedenle kabızlık tedavisinde sıvı alımı ve fiziksel hareketlilik önemli birer etkendir. Bireyler için günlük alınması gereken sıvı miktarı değişkenlik gösterse de kabızlık hastaları için günlük en az 1500-2000 mL sıvı almaları gereklidir diyebiliriz. Bu değer sadece sudan karşılanmalıdır.

Günlük tüketilen meyve suyu, kafeinli içecekler vb. veya çorbalar bu değerin içerisine dahil değildir. Günlük sıvı gereksinmesi yetişkin erkekler için 2900 mL, yetişkin kadınlar için 2200 mL olmalıdır.

Egzersizin bağırsak hareketliliği üstüne etkisi konusunda tam olarak bir kanıt bulunmasına karşın egzersiz, kabızlık tedavisinde önemli bir unsurdur.

ÖĞR. DYT. SEHERCAN BIÇAKÇI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumunuzu Bırakın