Ketojenik Diyet

Ketojenik Diyet

Ketojenik Diyet’in birçok etkisini duyduk, peki bağırsak mikrobiyotası ekolojik dengesine etkisi ne? Ne gibi etkileri var? Bu etkileri engellemek için neler yapmalıyız? Ketojenik diyetin bağırsak sağlığımızı bozmaması için öneriler ne?

Ketojenik Diyet Nedir ?

Yağ oranının yüksek olduğu, karbonhidrat oranının düşük veya en düşük seviyelerde olduğu protein oranının ise, yeterli miktarlarda oranlandığı diyetlere ketojenik diyet diyoruz.

Ketojenik diyetin amacına gelirsek, fazla yağ ve az karbonhidrat alımı ile oluşan ketogenez ve etkilerinden faydalanmak. Öncelikli olarak diyetin yanıt verebileceği, epileptik atakları azaltabileceği düşünülen bazı antiepileptik ilaçları kullanan kadınlarda ve çocuklarda uygulanmaktadır.

Gerekli olmamasına rağmen yazılması ve uygulanması doğru olmayan uygulanması zor ve ciddi sorunlar getirebilen bir diyettir.

Ketojenik diyet, sadece epilepsi değil birçok nörolojik hastalık için tedavi edici stratejide olabilmektedir. Örneğin; glioblastomamultiforme, malign glioma, alzheimer, migren … gibi

Artık çoğumuz biliyoruz ki, barsak mikrobiyal toplulukların insan sağlığı üzerinde pek çok etkisi vardır gastrointestinal sistemde mikroorganizmalar doğumdan dakikalar sonra başlayıp 3-4 yaşlarımıza kadar çoğalmaya devam eder.

Bu mikroorganizmaların kompozisyonu ile gıdalar yakından ilişkilidir, özelliklede diyet lifleri. Yüksek yağ, yüksek şeker ve düşük diyet lifi gastrointestinal mikroorganizmalarında zararlı bakterilerin artışıyla ilişki gösterir. İşte çok düşük karbonhidratlı ketojenik diyetler de esas olan maddeler bağırsak mikrobiyotasının sağlığını ciddi ölçüde kötü etkilemektedir. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, düşük karbonhidratlı ketojenik diyetler uygulanmaya  başlanılmasının  ilk haftasından itibaren bağırsak mikrobiyomunu kötü yönde etkiliyor.

Ketojenik Diyet Nedir

Pek çok iyi bakteri sayısında azalma gözlemlenirken patojenik bakteri sayısında da önemli ölçüde artış gözlemleniyor. Ve tabiki bağırsak mikrobiyotasının zenginliği azalıyor. Araştırma ve çalışmaların analizleri sonucunda bağırsak mikrobiyotası ekolojik dengesini korumak için prebiyotik ve/veya probiyotik takviyelerinin kullanılması ve gerekli olmadığı takdirde ketojenik diyet yapılmaması önerilmektedir.

Evet ketojenik diyet bağırsak sağlığımızı kötü etkiliyor peki uygulamak zorunda olduğumuz bir diyetse ne yapmalıyız? Tabiki bu durumda ketojenik diyete sırtımızı dönemeyiz nörolojik hastalıklarda ciddi anlamda tedavi edici olabildiği durumlar göz ardı edilemez. Ketojenik diyet yapıyorsak ve bırakamıyorsak bağırsaklarımıza daha iyi bakacağız.

Ketojenik diyet yaparken bağırsak sağlığını olumsuz etkilerden kurtulmak için öneriler;

  • Peynir altı suyu tüketin.
  • Bitkisel kaynaklı proteinlerin kullanımını arttırın. (Örn. kurubaklagiller)
  • Hayvansal kaynaklı protein alımını azaltın.
  • Fermente yiyecek ve içecekleri arttırın.  (yoğurt, kefir,  turşu… gibi.)
  • Uygun şekilde prebiyotikler ve spesifik probiyotikler alın.
  • Omega 3 yağ asidi alımınızı arttırın. ( balık, ceviz, keten tohumu, chia tohumu…)
  • Yapay tatlandırıcı tüketmekten kaçının (hatta bitkisel kaynaklı besleyici olmayan tatlandırıcılardan da uzak durun örn. Stevya)
  • Gerekirse mikrobiyomunuzu test ettirin.

Stajyer Diyetisyen Münüre KARAKOÇ

 

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir