1. Home
  2. Migren Nedir?
Migren Nedir?

Migren Nedir?

  • 19 July 2019
  • 0 Likes
  • 2 Views
  • 0 Comments

Migren Nedir?

Migren Yunanca hemicrania ( yarım baş/kafa ) kelimesinden türetilmiş Fransızca bir kelimedir. Çok uzun süreler boyunca hem hastalar, hem de doktorlar için tam olarak bilinmeyen bir hastalık olan migren, dünya üzerinde pek çok kişiyi etkileyen çok yaygın bir hastalıktır. Ayrıca migren sürekli tıbbi bakım alan hastalarda da en sık görülen sorunlardan biridir.

Migrenin Beslenme İle İlişkisi

Migren başın bir tarafında meydana gelen, düzenli aralıklar ile tekrarlayan ve kusmayla birlikte fotofobinin de eşlik ettiği baş ağrısı olarak tanımlanmaktadır. Fotofobi veya ışık hassasiyeti, parlak ışığın gözleri etkilediği ve acı verdiği bir durumdur.  Daha şiddetli durumlarda ise gözler hemen hemen her tip ışığa maruz kaldığında önemli derecede ağrıya neden olur. Fotofobi, migrenlerin sık görülen bir belirtisidir.

Migrenin kan akışında oluşan değişiklik nedeniyle gerçekleştiğine inanılmaktadır.

Migreni Önlemeye Yönelik Neler Yapılabilir?

Baş ağrısını önlemeye yönelik olarak akut önlemler ve ilaçlar fazla miktarda ve yaygın olarak kullanılmasına rağmen bireylerde yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte kullanılmadığı sürece bu konuda önemli bir gelişme yaşanamamaktadır. Bu nedenle, migren hastalarında uykunun belli bir düzene sokulmadığı, stresle başa çıkma yöntemleri benimsenmediği, kişiler açık havada spora yönlendirilmediği ve beslenmeleri belli bir düzenlemeden geçirilmediği sürece kullanılan ilaçların veya tedavi yöntemlerinin olumlu etkilerinin kalıcı olması sağlanamamaktadır.

Migren Nedir ?

Migrenin Sınıflandırılması;

Migren görülen semptomlardaki farklılıklarına göre iki farklı başlık altında incelenmektedir. Uluslararası Baş Ağrısı Topluluğu ( International Headache Society – IHS ) bu farklılıktan dolayı migreni pek çok farklı alt sınıfa ayırarak incelemektedir:

  • Aurasız migren
  • Auralı migren
  • Tipik auralı migren
  • Uzatmalı auralı migren
  • Ailesel hemiplejik migren ( Hemipleji, çoğu kez beyin damarlarındaki tıkanıklık ya da hasarlanma sonucunda vücudun sağ ya da sol yarısında gördüğümüz istemli hareket kaybı ya da azalması olarak adlandırılabilir. )
  • Baziler migren ( Baziler; bu migrenbelirtileri yüzde uyuşma, çift görme, baş dönmesi, ya da bulantı gibi unsurlardan oluşur.)
  • Baş ağrısı olmayan migren aurası
  • Akut başlangıç auralı migren
  • Oftalmoplejik migren (Oftalmoplejik migren: Baş ağrısı ve gözün hareketlerini kontrol eden sinirlerin bir bölümünde felç vardır. )
  • Retinal migren (Retinal migren: Baş ağrısıyla birlikte bir gözde görme bozukluğu olur. Kısa sürelidir. Göz muayenesinde herhangi bir bulguya rastlanmaz. )
  • Migren ile ilişkili ya da migrenin tetikleyicisi olan çocuklukta görülen periyodik sendromlar
  • İyi huylu çocukluk çağı paroksimal vertigo
  • Çocuklu çağı alternan hemipleji
  • Migrenin komplikasyonlarından doğan sorunlar
  • Status migrenozus
  • Migrenöz enfarksüz
  • Herhangi bir kriter ile sınıflanamayan migren durumları

Migrenin Epidemiyolojisi Nedir?

Nörolojik bir hastalık olan migrenin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kadınlarda görülme sıklığının %18, erkeklerde ise %6 oranında olduğu tespit edilmiştir. Migrenin dünya çapında görülme sıklığı da yaklaşık olarak %10 olarak belirlenmektedir. Migrenin görülme sıklığı erken yetişkinlik döneminde artarken, orta yaşa doğru genellikle sıklığın azalmaya başladığı görülmektedir. Baş ağrısı bireylere birinci derece yakınlarından miras kalan bir hastalık olup, birinci dereceden akrabalarında migren olan kişilerde migren görülme olasılığını 1.4-1.9 kat arttığı yapılan çalışmalarda belirlenmektedir. Bunun haricinde yaşanılan ve yetişilen çevrenin de kişide migren görülme sıklığının değiştirdiği belirtilmektedir.

Migrenin Semptom ve Klinik Bulguları Nelerdir?

Migren Nedir ?

Migren zonklama tarzındaki baş ağrısı ile karakterize bir hastalıktır. Yetişkinlerde kimi zaman çift taraflı olabilen migren ağrısı, genellikle tek taraflı olarak görülmektedir. Fakat bazı zamanlarda atak sırasında başın ağrıyan bölgesi yer değiştirebilir. Migrende çoğunlukla bulantı ve ışık/ses duyarlılığı baş ağrısına eşlik etmektedir. Daha nadir olarak da abdominal şişkinlik ve ishal, solgunluk, terleme ve titreme gibi sorunlar görülebilir. Görülen semptomlar bireylere göre farklılıklar gösterebilir.

Migren atakları genellikle yılda birkaç kere görülür. Fakat bir ay içerisinde 1-4 kez migren atağı geçirdiğinden şikayet eden hastalar da bulunmaktadır. Bu ağrıların süresi 4 saat ile 2 gün arasında değişkenlik gösterebilmekte, uzun süredir ağır migren hastası olan kişilerde ise migren atakları haftalar boyunca devam edebilmektedir.

Migren Nedir?
Migren Nedir?

Migrenin Tıbbi Tedavisi Durumuna Göre Nasıl Belirlenir?

Migren hastalarında uygulanan tıbbi tedavi baş ağrısının sıklığına, şiddetine, hastada neden olduğu zayıflığa, eşlik eden hastalıklara, kişinin aile ve çalışma yaşantısına kadar pek çok nedenden dolayı farklılık gösterebilir. Migrende uygulanan tedavi temelde iki ana başlık altında toplanır:

  1. İlaçsız Tedavi: Migrende uygulanan ilaçsız tedavi davranış metodları ve psikolojik tedavi yöntemlerini içermektedir. Davranışsal metodlar içerisinde biyolojik geri bildirim (vücut ısısının elektromyogram ile sürekli takibi gibi), rahatlama teknik (kas rahatlaması gibi), düzenli bir yaşam sürmenin devamlılığını sağlama, sağlıklı beslenme ve düzenli uyku uyuyabilme gibi metodları içerir. Bu teknik özellikle ilaç kullanmasının riskli olduğu çocuklar, gebeler ve hastalar gibi gruplarda ağrı hissini azaltmak için başvurulan yöntemlerdir.
  2. İlaçlı Tedavi

Beslenme Sorunları Nelerdir?

Migren hastalarında hastaya özgü olarak da gelişebilen bazı migren ataklarını tetikleyen besinler özellikle önem taşımaktadır. Bu maddelerin başında kafein, kakao, çikolata, soğuk besinler ve gıda katkı maddeleri gibi yiyecekler gelmektedir.

Migren Tedavisinde Genel Beslenme Önerileri Nelerdir?

  • Migrenli hastalarda basit şeker tüketimi sonrasında reaktif hipoglisemi durumu düşünülmeli ya da açlık sonrasında baş ağrısı oluşabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Bu hastalara özellikle rafine şekerden kaçınmaları gerektiği söylenmeli ve sık aralıklarla yemek yemeleri belirtilmelidir.
  • Diyette protein, kompleks karbonhidrat ve posa tüketimine ağırlık verilmesinin hipogliseminin önüne geçebileceği hastalara bildirilmelidir.
  • Hastalar öğün atlama veya açlık nedeniyle migren atağı yaşayabilecekleri konusunda bilgilendirilmeli, öğün düzenlemeleri gün içerisinde en fazla 2-3 saat açlık süresi olacak şekilde planlanmalıdır.
  • Hastalar nitrit, nitrat ve MSG ( Monosodyum glutamat ) gibi besin katkı maddelerinin tüketiminin migren ataklarını tetikleyebileceği konusunda bilgilendirilmeli ve bu katkı maddelerini içeren besinleri tüketmekten kaçınmaları belirtilmelidir.
  • Peynir, bira, şarap, et gibi fermente ürünler ile, konserve besinler ve deniz ürünleri gibi yiyeceklerin içeriğinde bulunan vazoaktif aminlerin migren atağını tetikleyebileceğinden dolayı bu besinlerin tüketimi diyette sınırlandırılmalıdır.
  • Kafein içeren kahve, çay, çikolata gibi besinlerin tüketimi diyette mümkün olduğunca azaltılmalıdır.
  • Besin alerjilerinin migren ataklarını tetikleyebileceği unutulmamalı; kişilerin alerjisi olan besinlere karşı hassasiyet göstermeleri gerekmektedir.
  • Soğuk içecekler ve dondurma migren tetikleyicilerinden olduğu için kişilerin dondurma gibi soğuk yiyecekleri tüketmemeleri, içecekleri ise fazla soğuk olarak içmemeleri önerilmelidir.

Leave Your Comment