fbpx

Polikistik Over Sendromu Beslenme Tedavisi

Polikistik Over Sendromu Beslenme Tedavisi

Polikistik Over Sendromu Beslenme Tedavisi Nasıl Olur ?  Polikistik over sendromu (PKOS);  sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar ve  diğer salgı bezleri arasındaki etkileşimin bozulmasına bağlı olarak,  kadınlarda menstral siklusun başlamasından sonra herhangi bir dönemde görülebilen, kronik seyreden ve yaşam kalitesini düşüren birçok faktörün bir arada bulunduğu, kompleks endokrin bir hastalıktır.

PKOS; çeşitli hormon dengesizlikleri, insülin direnci, adet düzensizliği, kısırlık, akne, yorgunluk, depresyon, saç dökülmesi, yüz ve vücutta aşırı kıllanma gibi semptomlarla karakterizedir.

PKOS görülme sıklığı kadınlarda % 5-10 tir. Metabolik sendromun klinik özellikleri olan abdominal obezite, insülin direnci, dislipidemi, hipertansiyon, tip 2 diyabet ve kalp damar hastalıkları PKOS’lu hastalarda da görülmektedir.

PKOS’lu kadınlarda elma tip obezite sıklıkla gözlenmektedir. Tanı almış normal ağırlıktaki kadınların büyük çoğunluğunda dahi elma tip yağ dağılımı mevcuttur. Yağ dokusunun bu şekilde dağılışı hiperinsülinemi, glukoz toleransında bozukluk, tip 2 diyabet gibi sağlık sorunlarına neden olan en önemli faktördür.

PKOS’ta şişmanlık sonucu artan yağ dokusu hormon dengesini bozmakta ve vücutta stres yaratan bir basıncın oluşmasına sebep olmaktadır. Artan yağ dokusu hastalığın seyrini daha da karmaşık hale getirmekte ve hastalığın tablosu karmaşıklaştıkça da, bireyin kilo alma eğilimi daha fazla artmaktadır. Dolayısıyla kilo artışı ile hastalığın genel profili arasında bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır.

Polikistik Over Sendromu

Polikistik over sendromu için optimal beslenme tedavisinin içeriği henüz bilinmemektedir. Bununla birlikte; PKOS’de tedavinin esasını ağırlık kaybı oluşturmaktadır. PKOS nedeniyle vücut ağırlığının artmasına paralel olarak yağ dokusunun da artması hastalığın temelinde yatan hormon düzensizliğine neden olmaktadır.

Beslenme tedavisi ile fazla yağ dokusunun kaybı, fiziksel aktivite ile de, kas kütlesinin artışı, hormonal dengesizliğe bağlı metabolik bozuklukların ortadan kalkmasına neden olur.

Ilımlı bir kilo kaybının bile, PKOS ile ilgili metabolik bozuklukların düzeltilmesinde etkili olduğu bulunmuştur. Kilo kaybı, insulin direncini, serum androjen hormonu konsantrasyonlarını, yumurtalıkların boyutunu ve yumurtalık kistlerinin sayısını azaltır, yumurtlamayı ve doğurganlığı arttırır, ayrıca plazma lipidlerinde de iyileşme sağlar.  PKOS’li obez kadınların sadece %5–10 oranında kilo kaybetmesi ile 6 ay içinde kadınların %55-100’ünde metabolik ve hormonal bozukluklarının düzeldiği belirtilmiştir.

Polikistik Over Sendromu Beslenme Tedavisi

  • Polikistik over sendromundaki beslenme tedavisinin esasını, basit karbonhidratların (tüm rafine gıdalar) kesilmesi ve kompleks karbonhidratlara ağırlık verilmesi oluşturmaktadır.
  • Öğün atlanmamalı ve zamanı geciktirilmemeli; gün boyunca en az 3 öğün ve 2–3 ara öğün olacak şekilde az az sık beslenme planlanmalıdır.
  • Her öğündeki karbonhidrat ve protein oranı 2/1 şeklinde dengelenmelidir.
  • Kana hızla geçen ve şekeri yükselten şekerli besinler, hazır gıdalar, rafine karbonhidratlar (beyaz ekmek), nişastalı besinler (patates), muz, üzüm ve kurutulmuş meyveler gibi yüksek glisemik yükü olan besinlerden kaçınılmalıdır.
  • Kan şekerinin kana geçişini yavaşlatan meyveler, sebzeler, tam tahıllar, kurubaklagiller, bezelye vb. posa yönünden zengin olan besinler tüketilmelidir.
  • Karbonhidrat içeriği yüksek olan alkollü içecekler tüketilmemeli (bira vb.)
  • Çay, kahve, ve sigara gibi uyarıcılardan kaçınılmalıdır.
  • Vücutta stresi arttırarak kan şekerinde düzensizliğe yol açabilecek allerjik besinlerden sakınılmalıdır.
  • Stres Yönetimi – stres, kan şekerini yükseltir ve yüksek düzeyde seyreden stress hormonu kortizol, insulin direncini şiddetlendirir.
  • Haftada üç gün en az 20 dakika süren ılımlı egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz, insulin düzeylerini düşürür ve vücut yağının azalmasına ve kas kazanımına neden olur

Polikistik Over Sendromu

  • Trans yağ asitleri ve hidrojene edilmiş yağlar: Normal hormon sisteminin fonksiyonlarına zarar veren trans yağ asitlerinden ve hidrojene edilmiş yağlardan kaçınılmalıdır.

 

  • Posanın önemi: meyve, sebze, yulaf, tam tahıllar, kurubaklagiller gibi posadan zengin besinler, eskiyen hormonların dışkı yoluyla dışarı atılmasını da sağlar. Kabızlık sorunu olanlarda hormonlar yeniden absorbe edilir ve östrojen, barsaklardaki bakteriler tarafından zararlı maddelere dönüşür.
  • Fitoöstrojenler; soya fasulyesi, soya içecekleri, tofu, arpa, yulaf, kurubaklagil, mercimek, pirinç, fasulye, keten tohumu, susam, çilek, kiraz, elma, havuç, buğday özü, pirinç kepeği gibi besinlerde bulunan bitkisel fitoöstrojenler, fazla östrojeni, reseptör düzeyinde bağlayarak etkisini azaltmaya yardım eder ve östrojenden daha zayıf östrojenik etki gösterirler. Kandaki hormon seviyelerinin azalmasına da neden olurlar.

Hormon dengesizliği için gerekli olan diğer beslenme önerileri;

  • Vitamin C, çinko, vitamin B6 ve Agnus Castus (hayit meyvesi-östrojen ve progesteron hormon aktivitelerini normalleştirerek, adet görme konusundaki düzensizliklerini sona erdirir) progesteron üretimi için gereklidir
  • Agnus castus (hayit meyvesi ) ayrıca; LH ve FSH salınımını kontrol eden pitutier bezlerin normal fonksiyonuna yardım eder.
  • Alkol, testosteron düzeylerini geçici olarak yükseltir bu yüzden aşırı alkol tüketiminden kaçınılmalıdır

PKOS ve obezite arasında kısır bir döngü söz konusudur. Vücut ağırlık kaybı sağlanmadığı sürece endokrin bozukluklar ilerlemektedir. Bununla birlikte endokrin bozukluklar vücut ağırlığı kaybına karşı da direnç oluşturmaktadır. Beslenme tedavisinde ilk basamak sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle ağırlık kaybının sağlanmasıdır.

Diyet bileşenlerinin optimal düzeyleri net bilinmemekle birlikte, beslenme tedavisinde dengeli bir zayıflama programı uygulanmalıdır. Diyetin karbonhidrat, doymuş yağ, trans yağ asidi içeriği ve glisemik indeksi düşük, posa, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi içeriği yüksek olmalıdır. Öğün sayısının arttırılması ve besin çeşitliliğine dikkat edilmesi kan glikozunun düzenlenmesi bakımından önemlidir. Yüksek proteinli diyetlerin PKOS’ta olumlu metabolik etkilerine rastlanmakla birlikte, uzun dönemdeki etkileri bilinmemektedir.

STAJYER DİYETİSYEN EMİNE DEDELER

Bu Makaleye Bir Tepki Ver !
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Teşekkürler "Polikistik Over Sendromu Beslenme Tedavisi" Bloğa Hoşluk Kattınız !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Belki İncelemek İstersiniz

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir

Editör Sizin için Seçti