Su Tüketiminin Önemi

Su Tüketiminin Önemi

Su Tüketiminin Önemi Nedir ? Aslında su nefesten sonra gelen en önemli gereksinimdir. İnsanlar besin almadan haftalarca yaşayabilirken, su tüketmeden yalnızca birkaç gün yaşamlarına devam edebilirler. İnsan vücudunun su oranı %45 ile %70 arasında değişmektedir. Bu oranlardaki %10’luk azalış bile insan hayatını ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Bu orandaki %20 azalış ise maalesef ki ölümle sonuçlanmaktadır.

Suyun Vücudumuzdaki Görevleri Nelerdir?

Besinlerin sindirimi, emilimi, vücut ısısının denetimi, eklemlerin kayganlığının sağlanması suyun vücudumuzdaki görevlerinin başında gelmektedir. Bunların haricinde suyun, metabolizmayı hızlandırması, cilt sağlığını koruması, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlaması gibi bilinen özellikleri de vardır.

Günlük yaşamımızda doygunluk hissine çok daha çabuk ulaşmamızı sağlayarak ve iştahı keserek zayıflamayı hızlandırır. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme ile birlikte tüketilen su, iyi bir iştah kesicidir. Özellikle kilo kaybını sağlayan beslenme programlarında öğünlerden önce içilen ikişer bardak su iştahı azaltır. Bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığı önler. Metabolizmanın da daha iyi çalışmasına yardımcı olarak kilo vermeyi sağlar. Zayıflama sırasında yağların yanması ile oluşan artık ürünlerin atılmasına da katkıda bulunur.

Su Tüketiminin Önemi

‘’Kış geldi, su ihtiyacım azaldı” DEMEYİN!

‘’Kış geldi, su ihtiyacım azaldı” demeyin, kışın kahve/çay yerine su molası verin! Bireyler için su ihtiyacı yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da önemini korumaktadır.

Kış aylarının kapıyı çalmasıyla su tüketimini oranı azalmaktadır. Üşüme hissinin yaşanmaya başladığı kış aylarında kişiler, yaşamış olduklarını su ihtiyacını fark etmeyebilirler. Soğuyan hava ve artan yağışlar su tüketiminin unutulmasına ve bireylerin soğuk havaların etkisiyle sıcak içeceklere yönelmesine neden olmaktadır. Fakat bilinmelidir ki asla kahve/çay gibi içecekler suyun yerini hiçbir şekilde tutmaz. Su haricinde tüketilen hiçbir sıvı suyun yerine getirdiği görevleri yerine getiremez. Çünkü bireylerin vücutları için en ideal sıvı sudur.

Kış aylarında soğuktan kaynaklı aşırı üşüme şikayetlerinin yaşanması özellikle vücut ısısının dengede tutabilmenin yanı sıra vücudumuzda biriken toksin maddelerin atılmasına ve metabolik dengesinin sağlanabilmesi için bol sıvı tüketimi gerekmektedir.

Sıcak içeceklerin sıvı formda olması vücudumuzun ihtiyacı olan suyu karşıladığımızı düşünmemize neden olmaktadır. Fakat bilinmelidir ki bu tarz içecekler, susama ihtiyacımızı giderebilmesinin yanı sıra idrar söktürücü özelliğe (diüretik) sahip olmasından dolayı aslında vücudumuzdan daha fazla su atılmasına neden olmaktadır. Kış aylarında tüketmiş olduğumuz sıcak içecekler aslında vücudumuzdan daha fazla su atılmasına neden olmaktadır.

Kış aylarında kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirdiğimiz için oksijen alım miktarı da bununla birlikte azalmaktadır. Oksijen alımının ve su tüketiminin azalmasıyla birlikte birkaç sağlık problemi yaşanabilmektedir. Bunlara örnek baş ağrısı ve halsizlik şikayeti gösterilebilir.

Kış Aylarında Kendimizi Su İçmeye Nasıl Motive Edebiliriz?

Vücudumuzda %1’lik su azalışı bireyde susama ihtiyacı doğurur.

Öncelikle su tüketimi küçük yudumlarla başlayıp zamanla miktarında artırmalar yapılabilir. Burada önemli olan bireyin kendine göre alışkanlık kazanma motivasyonuna sokabilmesidir. Mesela bulunduğunuz ortama veya çalışma masanıza koyacağınız bir bardak su ya da litresi belirtilen şişelerin sürekli gözünüzün önünde bulunması su tüketiminde artışa sebep olarak su tüketme miktarınızı kolaylaştıracaktır.

Aromalı su tüketimi, su tüketim miktarının artmasıyla birlikte keyifli bir hale de gelebilir. Suyun içine atılacak nane dalları, elma ya da limon dilimleri veya meyve parçaları suya farklı bir aroma katar.

İçilecek suyun gün içerisine yayılması çok önemlidir. Çünkü vücut her an suyu kullanmaya devam etmektedir. İçilmiş olan fazla su böbreklerden süzülerek idrarla dışarı atılır. Su tüketilmeyen zamanlarda da vücudumuz kullanabilmesi için su bulamaz. Gün içerisinde yavaş ve güne dağılmış şekilde su tüketilmesi sağlık açısından çok daha uygundur. Bu nedenle suyun günün her saatinde rahatlıkla ulaşılabilecek yerde ( göz önünde ) olması su tüketimi kolaylaştırmaktadır.

STJ. DYT. AYŞEN TÜTÜNCÜ

T.C. İSTANBUL YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ

 

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir