fbpx

Tek Tip Beslenme Modeli

TEK TİP BESLENME MODELİ VE VÜCUDUMUZA ETKİLERİ

Tek Tip Beslenme Modeli Nedir ? Son zamanlarda fazlasıyla gündeme gelen, şok diyet, İsveç diyeti, patates diyeti, yoğurt diyeti gibi tek tip beslenmeyi örnek alan diyetleri birçoğumuz duymuşuzdur.

Tek tip beslenme, yalnızca bir besinin tercih edilerek diğer besin gruplarının diyetten çıkarılmasıyla karakterize bir beslenme modelidir. Bazı diyet modelleri, sadece karbonhidrat içerirken, bazıları sadece protein içermektedir.

Tek tip beslenme modelinde genellikle yağ grubu da ya hiç alınmamakta ya da yetersiz miktarda alınmaktadır. Şimdi tek tek besin gruplarını ele alarak, eksikliklerinde nelerle karşılaşacağımıza göz atalım.

Büyük kısmını ekmek, tahıl ve meyvelerden sağladığımız karbonhidratların eksikliği sonucunda, tiroit bezinde hormonal dengesizliğe yol açarak T3 hormonunun aktif halden inaktif hale geçmesine neden olmaktadır.

Bu durum karşısında hipotiroidi adı verilen tiroit tembelliğiyle karşı karşıya kalabiliriz. Yetersiz karbonhidrat alımı, gün içerisinde hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) görülme riskini arttırmaktadır.

TEK TİP BESLENME MODELİ

Vücut fonksiyonlarımızın yerine getirilmesi için başlıca enerji kaynağı olan karbonhidratların yetersiz alınması halinde kortizol hormonun da artış gözlenmektedir. Kortizol hormonunun artmasıyla birlikte vücudumuzda stres artar, vücudumuz yağ depolamaya başlar, sindirim yavaşlar ve halsizlik ortaya çıkar. Meyve ve sebzeler antioksidan vitamin ve minerallerden zengin olduğu için bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilemektedir.

Meyve ve sebzelerden kısıtlı diyet alındığında bağırsakta disbiyoza (bağırsaktaki yararlı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin artması) neden olmaktadır. Bunun sonucunda, protein, vitamin ve minerallerin sindirilememesi ve sindirim sistemimizin yavaşlamasına neden olmaktadır. Beyin hücreleri enerjiyi, karbonhidratların yapı taşı olan glikozdan sağlamaktadır.

Fakat çok düşük karbonhidratlı diyetlerde beyin glikoz bulamadığı için, bilişsel ve fiziksel fonksiyonlarda yetersizlik meydana gelmektedir. Yetersiz karbonhidrat alımı sonucunda kadınlarda, progesteron, östrojen, LH ve FSH hormonlarının salgısı azalmakta, adet düzensizliği meydana gelmektedir.

Tek Tip Beslenme
Tek Tip Beslenme

TEK TİP BESLENME MODELİ

Aynı zamanda gebe kalma ihtimali düşmektedir. Yapılan birçok çalışma sonucunda düşük yağlı ve karbonhidratlı beslenme modelinde kısa zamanda fazla kilo verildiği, fakat uzun dönemde bu kiloların fazlasıyla geri alındığı saptanmıştır. Sonuç olarak karbonhidratların yeterli miktarda alınması gerekmektedir.

Elbette karbonhidrat kaynağı olarak, pasta, börek, çörek, şeker, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten, posa içeriği düşük basit karbonhidratlar tercih edilmemelidir. Basit karbonhidrat alımından kaçınılmalı, tam buğday, çavdar, yulaf, kepek gibi kan şekerini yavaş yükselten, posa içeriğinden zengin, tokluk sağlayan, kompleks karbonhidrat alımı tercih edilmelidir.

Tek tip beslenmeyi temel alan diyetlerde, çoğunluğunu bitkisel yağlardan, hayvansal yağlardan, margarinden, kuru yemişlerden sağladığımız yağ grubunun yetersiz alınması sonucunda konsantrasyon dağınıklığı, konuşma fonksiyonunda bozukluk, zihinde bulanıklık gibi ciddi rahatsızlıklara yol açmaktadır.

Çünkü beynimiz temel olarak yağdan oluşmaktadır ve işlevini yerine getirebilmesi için yağ asitlerine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca yağ asitleri, kan yağlarımızın optimal düzeye gelmesine yardımcı olarak kan basıncı yönetiminde rol oynarlar. Yapılan birçok çalışmada, yetersiz yağ alımını temel alan diyet modelleri sonucu, kalp damar hastalıkları, diyabet ve aşırı kilo alımı gibi hastalıkların ortaya çıktığı saptanmıştır.

Yağlar

Yağlar da tıpkı karbonhidratlar gibi hormonların üretiminde yer aldığından dolayı, yetersiz alınması durumunda gebe kalma ihtimali azalmaktadır. Ayrıca yeterli yağ miktarını sağlayan diyetler bireyin tokluk süresini arttırarak, sağlıklı kilo vermeyi desteklemektedir. Yine yağ grubunun yetersiz alınması sonucunda, yağda eriyen vitaminlerde eksiklik görülebilmektedir.

Elbette diyetimizde yağ grubuna yer verirken, zeytinyağı gibi antioksidan kapasitesi yüksek, faydalı yağ asitlerini içeren bitkisel yağlara yer vererek, trans yağ asitleri, doymuş yağlar gibi vücudumuza zarar veren yağlardan kaçınılmalıdır.

Çoğunluğunu et, balık, tavuk, yumurta, kurubaklagiller, peynir, süt ve türevlerinden sağladığımız proteinlerin kısıtlandığı tek tip beslenme modellerinde antikor yapımı azaldığından dolayı vücudumuzun direnci kırılarak bağışıklık sistemimiz zayıflamaktadır. Proteinler hücrelerimizin yapı taşı olduğundan dolayı, doku yapımı ve yaraların onarımı zorlaşmaktadır.

Yetersiz protein alımında vücut enerji için kasları parçalamaktadır ve sonuç olarak kas kaybı ortaya çıkmaktadır. Saç dökülmeleri ve tırnak yapısında bozulmalar, ciltte kuruma meydana gelmektedir. Yetersiz protein alımında vücut, dokulardaki proteinleri kullandığından dolayı büyüme ve gelişmede yavaşlama meydana gelmektedir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, protein eksikliğinde, depresif ruh hali, konsantrasyon eksikliği ve zihinde perdelenme meydana gelmektedir. Proteinler aminoasitlerden oluşmaktadır ve triptofan denilen aminoasit serotonin hormonunun ön maddesidir ve bu fonksiyonundan dolayı uyku kalitesini arttırmaya yardımcı olmaktadır. Dolayısıyla proteinin yetersiz alınması durumunda uyku bozukluğu görülmektedir.

Günlük protein ihtiyacımızın ne kadar olması gerektiği kişisel özelliklerimize göre (yaş, cinsiyet, boy, kilo, fiziksel aktivite durumu, laboratuvar parametreleri gibi) değişiklik göstermektedir.

Elbette her şeyin çoğunun zarar olduğu göz önüne alınarak proteinlerinde fazlasının yağ olarak depolandığı unutulmamalıdır. Bir beslenme uzmanından yardım alınarak günlük yeterli protein miktarı öğrenilmeli ve ona uygun beslenilmelidir.

Kısacası günlük beslenmemizde, besin çeşitliliğine yer vermeliyiz. Çünkü vücudumuzun, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller, su olarak gruplandırılan besin ögelerinin hepsine yeterli miktarda ihtiyacı vardır. Bir sonraki köşe yazımızda görüşmek üzere, hoşçakalın.

DİYETİSYEN KÜBRA ECE KUTSAL

Bu Makaleye Bir Tepki Ver !
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Teşekkürler "Tek Tip Beslenme Modeli" Bloğa Hoşluk Kattınız !

1 thought on “Tek Tip Beslenme Modeli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Belki İncelemek İstersiniz

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir

Editör Sizin için Seçti