Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Sendromu

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Sendromu

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Sendromu  Nedir ? Tıkınırcasına yeme kavramı, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından ‘belirli bir zaman dilimi içerisine, aynı koşul ve sürelerde , bir çok  kişinin yiyebileceğinden daha fazla miktarda yemek’ şeklinde tanımlanır.

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Sendromu  Kimlerde Sık Görülür

Erişkinlerde, Obez bireylerde, Tip-2 diyabet hastalarında ve kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülen bir görülen yeme bozukluğudur.

Başlangıç yaşının yirmili yaşların ilk yıllarında rastlanır ve kadınların yaşamları boyunca bu hastalığa yakalanma olasılığının daha yüksektir.

PEKİ TYB AİLEDEN Mİ GEÇER?

Bu konu hakkında bilgiler sınırlı olsa da genetik etmenler üzerindeki yapılan çalışmalar, TYB’nin genetik bir yönü olduğu üzerinde önemle durmuştur.

Tıkanırcasına yeme bozukluğuna sahip olan bireylerin akrabalarında, normal bireylere göre yeme bozukluğuna yakalanma olasılığı daha yüksektir.

Obez bireylere değinecek olursak yine aynı, TYB görülme oranı TYB’li kadınların birinci derece akrabalarında daha yüksektir.

BİREYİN MUTLULUĞU ÇOK ÖNEMLİ..

Mutluluk hormonuyla yakından ilişkili olan TBY, mutluluk hormonunun salgılanmasında bozukluk oluğu durumda yeme iştahının artığıyla ilgili bulunan çalışmalar dikkat çekmektedir.

Bireyin erken yaşta yaşadığı travmatik durumlar, onun olumsuz duygular geliştirmesine ve kendine olan özsaygısının yitirmesine neden olabilir.

Yaşanan sıkıntı verici duygusal yanıtlar sonucunda yeme davranışı ile ilgili hem olumlu (“yemek yersem sıkıntım azalır” “yemek haz verir” gibi) hem de olumsuz düşünceler (“yemek yersem kilo alacağım” gibi) ortaya çıkabilir.

Kişi sıkıntılarını azaltmak için iştahını kontrol edemeyecek kadar yemek yer ve bunun sonucunda rahatlama hissederse tam bu durumda TYB gelişir ve alışkanlık haline gelebilir.

Yeme Bozukluğu

TIKANIRCASINA YEME BOZUKLUĞUNA SAHİP BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Bu kişiler yemek yerken kimsenin kendilerini yemekten alıkoyamayacağını düşünürler. Onlar için yemek yemeyi sınırlayan bir olay yoktur.

Kendilerini denetleyemez ve ne yediğini- ne kadar yediğini düşünemez. Aç değilken bile yeme eğilimi gösterirler.

TYB’li bireyler ne kadar yediklerinden utandıkları için yalnızken yeme eğilimi gösterirler.

Kişiler tıkınırcasına yeme atağı sırasında ve/veya sonrasında, kilolarından dolayı kendilerinden nefret etme, beden görünümlerinden hoşlanmama ya da iğrenme, bedensel kaygılar ve kişisel ilişkilerde sıkıntı yaşayabilirler.

Hastalarının bir kısmı yemeyi kontrol etmek için çabalamaya devam eder, bir kısmı ise daha önceden yaşadıkları başarısız deneyimler nedeniyle diyet yapmayı bırakır.

TIKANIRCASINA YEME BOZUKLUĞU TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR?

Yeme bozukluğu ciddi komplikasyonlara neden olan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık grubudur.

TYB’nin tedavisindeki temel hedefler; tıkınırcasına yeme nöbetlerinin ortadan kalkması ve sağlıklı bir yemek yeme alışkanlığının kazanılması, düzenli bir vücut ağırlığına sahip olunması, obeziteye bağlı rahatsızlıkların ve bunların yanı sıra görülen ruhsal rahatsızlıkların tedavisidir.

DÜZENLİ BİR BESLENME PROGRAMI SORUNLARIN ÜSTESİNDEN GELEBİLİR

  • Uzun süre aç bırakmayacak beslenme programı onun en başta ‘’aç kalma’’ korkusuyla baş etmesine yardımcı olabilir.
  • Ara öğünler yapılarak ana öğünler arasındaki mesafenin kontrol edilebilirliği sağlanır.
  • Her besini yeterli-dengeli miktarda içeren çeşitin bol olduğu, besleyici öğünler yaptırılmalıdır.
  • Fiziksel açlık ile duygusal açlığın ayırt edilmesi sağlanmalıdır.
  • Tam öğün yerine geçen kişiyi memnun eden öğünler yapılmalı, kişinin öğünü geçiştirilmesine izin verilmemelidir.
  • Olumsuz duygular ya da travmanın sonuçlarıyla baş edebilmek için yemek yemenin dışında yapılacak aktiviteler bulunmalıdır.

Sonuç olarak; kişinin tedaviyle daha sağlıklı bir yaşam süreceğine inandırılması bunun içinde uzman kişiler tarafından yardım alınması gerekir.

Sürdürülebilir beslenmenin hayatımızda dileğiyle.

STJ. DYT. F. BEYZA SUNA

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir